6/2/2008 ·
Budist rahipler, artık yetiştiğini
düşündükleri bir öğrencilerini, yola çıkmadan önce çağırdılar. Başrahip
öğrenciye tek bir soru sordu:
* "20 yıldır buradasın, neler öğrendin?"
"Yedi gerçek öğrendim" dedi öğrenci.
* "Yirmi yıldır buradasın, sadece yedi gerçek mi öğrendin?"
"Evet, yedi gerçek öğrendim..."
* "Say" dedi baÅŸrahip, "birincisi..."
"Dostluklar
ikiye ayrılır: Kalıcı dostluklar ve geçici dostluklar. Hayatta bir
zorluk ortaya çıktığı anda bozulan dostluklar daha çoktur, kalıcı
dostluklar çok azdır..."
* "İkincisi" dedi başrahip.
"İnsanların
çoğunluğu kalplerini ve beyinlerini geçici değerlere ayırmışlar. Bu
değerler uğruna kendi gerçek niteliklerinden taviz vermekten, kötü
şeyler yapmaktan çekinmiyorlar..."
* "Üçüncüsü" dedi başrahip.
"İnsanlar,
amaçlarına ulaşmak için birbirlerini ezmekten çekinmiyorlar. Oysa
başkasına kötülük yaparak elde edilen her şeyin geldiği gibi ellerinden
gideceğini anlamıyorlar..."
* "Dördüncü" dedi başrahip.
"İnsanlar
gerçekte bir anlamı ve önemi olup olmadığını hiç düşünmedikleri fakat
değerli ve anlamlı saydıkları şeyler yüzünden birbirlerine zarar
veriyorlar... Bu şekilde hayatı birbirlerine zehir etmeye alışmışlar."
* "BeÅŸinci" dedi baÅŸrahip.
"Herkes yanlışın nedenini, başarısızlığın nedenini başkalarında arıyor."
Kimse, başına ne geldiyse aslında kendi yüzünden geldiğini anlamıyor, kendi suçunu, yanlışını kabul edip düzeltmiyor..."
* "Altıncı" dedi başrahip.
"İnsanlar
helal lokmanın ve bölüşmenin değerini bilmiyor. En lezzetli lokmanın
helal lokma olduğunu unutuyorlar. Vicdanları ve mideleri arasında
kaldıkları zaman midelerini tercih ediyorlar..."
* "Yedinci" dedi baÅŸrahip.
"İnsanlar
bir şeye dayanmadan yaşama gücünü bulamıyorlar. Bu yüzden çoğu zaman
anlamsız şeylere sarılıyor, güveniyorlar. Asıl sarılmaları ve
güvenmeleri gereken belki de tek duygunun sevgi olduğunu anlamamakta
ısrar ediyorlar..."
* "Güle güle" dedi başrahip..
Yorum (0) Yorum yaz! Arkadaşına Gönder!
0 yorum yazılmıştır